(0216) 251 13 62

info@banukucukkirim.com.tr

Makaleler

Yeni doğan bebeğim sağlıklı mı? Nelere dikkat etmeliyim?




Yeni doğan bir bebeğe sahip olmak hele de ilk defa anne baba oluyorsanız hem çok büyük bir mutluluk hem de endişe verici bir durum. Bebeğinizde gördüğünüz her şey size göre bir hastalığın belirtisi olabiliyor. Yeni doğan bir bebek savunmasız olarak hayata başladığından endişe duyulan bulguların çoğunun geçici ve önemsiz olduğunu bilmek bile rahatlatıcı olabiliyor. Bu nedenle ‘yenidoğan’ dönemi çocuk hekimlerinin de bebekleri daha sık aralıklarla muayene ettikleri bir dönem. İlk muayene doğum sırasında başlıyor. Doğum salonunda bebeğin canlılığı, sonra uyanıklığı, dokunulduğunda verdiği tepkiler, solunum, kalp ritmi ve yenidoğan refleksleri kontrol ediliyor. Sırasıyla baş, yüz, gövde, kollar ve bacaklar ve genital bölge muayeneleri yapılıyor. Bebeklerde nelere dikkat etmek gerekli?

Kilo kaybı endişelendirmesin

Bebeklerin doğum sonrası özellikle ilk 5 günde kilolarının % 10-15’ini kaybedebildiğini, bunun endişe verici bir durum olmadığını belirten Dr. Küçükkırım, sonrasında anne sütü yetiyorsa hızlıca kilo almaya başladıklarını, 10. Günde doğum kilolarına ulaştıklarını söylüyor. Kilo takibi yeni doğan bebeğin takibinde en önemli kriteri oluşturuyor. Yenidoğanlar günde 25-45 gr arasında kilo alıyor. Çok uyuma ve çok ağlamanın, sütün yetip yetmediğini anlamak için kriter olmadığını vurgulayan Dr. Küçükkırım “Aylık ya da gerekirse daha kısa sürelerde çocuk doktorunuza yaptığınız ziyaretler soru işaretlerini silecektir. Bu dönemde kilo alımı yeterli olmayan bebeklerde emememe, anne sütünün az olması, doğru emzirme tekniğinin kullanılmaması yönünden incelenir ve problem düzeltilmeye çalışılır” diyor.

Emzirme araları 3 saati geçmemeli

Başlangıçta emzirme aralarının 3 saati geçmemesine özen gösterilmesi gerekiyor. Öte yandan, bebeğin emerken her 2-3 emme hareketinin ardından bir yutkunma hareketi yapması sağlanmalı. Dr. Küçükkırım “Sütünüzün yeterli olduğunu anlamak için bebeğinizin ayda kaç gram kilo aldığını, günde kaç defa bezini ıslattığını gözlemleyebilirsiniz. Bebeğin ilk ay en az 600 gr kilo alması, günde en az 5-6 defa altını ıslatması, doğumdan sonraki 10. günde ise doğum kilosuna ulaşmış olması bebeğin aldığı sütün yeterli olduğunu gösterir” diyor. Yenidoğanların bulundukları odanın ısısı 24 dereceden az olmalı. İdeal sıcaklık 23 derece. Daha yüksek ısılarda bebeklerde uyuklama hali ve emmeme gibi reaksiyonlara rastlanabiliyor. Oda sıcaklığı 23 derecede ise bebeğinizin sizden bir kat fazla giyinmesi yeterli.

Kabızlığın göstergesi

Anne sütü ile beslenen bebeğiniz kakasını haftada bir kez fakat yumuşak kıvamda yapıyorsa kabızlıktan endişelenmenize gerek yok. Çünkü anne sütünün hemen hemen tamamına yakını bağırsaklardan emiliyor. Bu da dışkılama sıklığının az olmasını açıklayan bir durum. Bebeğin ıkınması ve bu sırada yüzünün kızarması da olağan bir durum ve kabızlık olarak algılanmamalı. Dr. Küçükkırım anne sütü ile beslenen sağlıklı bir bebeğin 3-4 günde bir, hatta bazı durumlarda haftada bir dışkı yapmasının, bebeğin kabız olduğu anlamına gelmeyeceğini belirtiyor.

Baş çevresi ölçümleri aylık takip edilmeli

Vajinal doğum sonrası bebeklerin başında, doğum kanalından geçmesi sonucu şekil bozukluğu olabiliyor. Bu durum genellikle 48 saat içerisinde düzeliyor. Yine doğum sırasında başta cilt altı ödem (caput succedaneum) gelişmesi sonucu başta şişlikler olabiliyor ve o da kısa sürede düzeliyor. Cephal hematoma adı verilen şişlik ise normal doğumlarda kemikle kemik zarı arasında kan birikmesine verilen bir isim. Endişelenmeye gerek yok. Düzelmesi 3-6 hafta sürebiliyor ama düzelirken ailenin sarılık konusunda uyarılması gerekiyor. Bebeğinizin bıngıldağının beyin gelişiminin en hızlı olduğu ilk 1 yılda açık ve yumuşak olması gerektiğini, 12- 18 ay arasında kapanmasının beklendiğini belirten Dr. Küçükkırım “Baş çevresi ölçümlerinin normal eğrilerinde aylık takip edilmesi gerekmektedir” diyor.

Saçındaki konak için badem ya da zeytinyağı

Yeni doğan bebeklerde damak anormallikleri ile kulak ve yüzdeki yapısal defektlerin mutlaka araştırılması gerektiğini belirten Dr. Küçükkırım, saçlı deride konak denilen kabuklanmalara sık rastlandığını, bunun cilt ürünlerinin kurutucu etkisinden olabileceğini söylüyor. Peki nasıl üstesinden gelinebilir? Sorusu için Dr. Küçükkırım “Yenidoğan döneminde haftada 1 gün şampuan kullanmak ancak her gün sıcak-ılık suyla kısa süreli banyolar yaptırmak, banyo öncesinde saçlı deriye badem ya da zeytinyağı ile masaj yaparak kabukları kaldırmak tedavi edici olacaktır” diyor.


Mavi renk kaybolmuyorsa

Bebeğin çene ve alın bölgesinde dikkat çekici beyaz küçük sivilceler olabiliyor. Bunlar olgunlaşmamış yağ bezelerinin tıkanıklığından kaynaklanıyor ve tedavi gerekmiyor. Yüz bölgesinde, ortası beyaz olan kırmızı lekeler de gün içinde yok olup tekrar çıkabiliyor. Dr. Küçükkırım “Ciltte maviliğe dikkat!” diyor zira bebeklerin ısı regülasyonu olgunlaşmadığından cilt renginde görülebilen mavilik, bebekler ısıtıldığında kayboluyor ama mavi renk kaybolmuyorsa mutlaka çocuk hekimine danışmak gerekiyor.

Göz ihmale gelmez

Minik yavrunuz göz temasını 2. ayda kurmaya başlıyor. Agulamalar, gülümseme ve bir noktaya odaklanıp bakma bu dönemlerde gelişiyor. Göz bebeğinde irilik, bulanıklık, belirgin içe veya dışa kayma, göz kapağında göz bebeğini örten düşüklük varsa göz uzmanına yönlendiriliyor. Gözüne ışık tutulduğunda gözünü kırpmasının, ışığı her iki yana izlemesinin beklendiğini belirten Dr. Küçükkırım “Yeni doğan bebekler sese gözünü kırparak tepki verir ve sesin geldiği yöne doğru dönebilir. Gözde çapak veya kırmızılık varsa gözyaşı kanalıyla ilgili sorunlar olabileceği düşünülür; göz masajı ve antibiyotikli damlalar önerilir” diyor. Bebeğinizin gözbebeklerinin rengi ise ilk 1 yılda değişebildiğinden, göz rengini söylemek zor.

Boyunda şişliğe ve kalpte üfürüme dikkat

Boyun bölgesinde ele gelen bir şişlik varsa veya başını bir tarafa daha az çeviriyor ise çocuk hekiminin önerisiyle fizik tedavi ve germe egzersizleri ile tanısının erken konulması gerekiyor. Her 100 yenidoğanın 8’ inde ise ilk kardiak muayenede üfürüm duyulabiliyor. Normal kalp seslerinden farklı olan sese “Üfürüm” deniliyor. Bu muayene her iki ayda bir tekrarlanıyor. İlk 3 ay içerisinde duyulan üfürümlerin büyük bölümü henüz kalpte kapanmamış olan fizyolojik deliklerin devamlılığından olabildiği gibi çocukluk çağında görülen septum defektlerine ya da damarların yapısal anormalliğine de bağlı olabiliyor. Çocuk hekimi tarafından çocuk kardiyolojisine yönlendiriliyor.

Göbek bağı düşerken

Göbek bağının düşmesi ilk bir haftada oluyor. Göbek muayenesinde göbeğin temiz olduğuna dikkat edilmesi gerekiyor. İdrar gelmemesi için bebeğinizin bezini kordonun altında bağlayın. Kordona dokunmanız bebeğinizin canını acıtmaz. Kanama veya akıntı oluşursa çocuk doktoruna haber vermeniz gerekiyor.


Genital bölgenin incelikleri

Kız bebeklerde vulva daha şiş ve koyu renkli , erkek bebeklerde ise scrotum büyük ve daha kırmızı olabiliyor. Dr. Banu Küçükkırım “Anneden geçen hormonların etkisiyle görülebilen bu durum geçici olsa da sizi endişelendiren her durumu çocuk doktoruna danışmak gerekir” diyor. Öte yandan kız bebeklerde beyaz vajinal akıntı olabiliyor hatta ilk günlerde birkaç gün kanlı akıntı da meydana gelebiliyor. Vajinal mukozanın çok hassas olduğunu, bunun anneden geçen hormon seviyelerinin azalması nedeniyle oluştuğunu belirten Dr. Küçükkırım, genital bölgede erkek çocuklarda ise testislerin boyutlarına bakıldığını, kese içinde olup olmadığının kontrol edildiğini söylüyor ve “Bazen kese içinde sıvı toplanması (Hidrosel) olur. Genellikle 1 yaşına kadar geriler, takibe alınır. Peniste sünnet derisi kontrol edilir. İdrar yapmayı engelleyen darlık, sünnet derisinin yokluğu veya kısmen yokluğu (halk arasında peygamber sünneti denilen anomali), penis boyu ve yapısı incelenir. Kızlarda vajina bölgesi incelenir. Kapalılık veya vajinal kanama konusunda anne uyarılır” diyor.

Mongol lekesinden endişelenmeyin

Her bebekten 1. ayına kadar tarama amaçlı kalça ultrasonu isteniyor. Kalça gelişiminde gerilik olan yenidoğanlarda kalın ara bezi denilen 2 adet bebek bezi uygulaması yapılıyor. Aylık kalça ultrasonları ve pediatrik muayene ile gelişimin tamamlandığı takip ediliyor. Bebekler bazı doğum lekeleri ile doğabiliyor. Özellikle esmer bebeklerde sık olmakla birlikte diğer bebeklerde de görülebilen; popo, bazen sırt ve bacak bölgelerindeki morumsu lekeler ‘mongol lekeleri’ olarak adlandırılıyor ve 2 yaş civarında tamamen kayboluyor.


Sağlığın en önemli göstergesi: Refleksler

Yeni doğan bebeklerin sağlıklı olduğunun en önemli göstergesinin refleksler olduğunu belirten Dr. Küçükkırım, bu refleksleri şöyle açıklıyor:
• Sıçrama refleksi: Sıçrama refleksi olarak bilinen moro refleksi, yenidoğanların sağlıklı olduğunu gösteren en önemli reflekslerden biri. Bebeğin iki elinden tutularak baş ve vücut hafif kaldırıldıktan sonra kollar aniden bırakılır. Elle gürültü çıkarma, ani ses bile refleksin ortaya çıkmasını sağlayabilir. Önce kollar omuzlardan geriye doğru açılır, düz bir şekilde uzatılır. Sonra kollar dirseklerden bükülür ve tekrar gövdeye yaklaşarak sakinleşir. Bu refleks anne karnında başlar, doğumla devam eder ve 3. aydan itibaren azalarak kaybolur.
• Aranma-emme refleksi: Dudağına ve yanağına dokunulduğunda yenidoğanlarda emme refleksinin başlaması beklenir. Sağlıklı bir bebeğin göstergesidir. Aranma-emme refleksi uyanıkken 4. aya kadar devam eder.
• Yakalama refleksi: Bebeklerin ellerine ya da ayaklarına dokunulduğunda ise yakalama refleksi görülüyor. 2 aya kadar ellerini sıkıca kapatabiliyorlar.
• Adımlama refleksi: Adımlama refleksinde, bebeklerin ayak tabanları zemine değdirildiğinde yürümeyi andıran hareketlerle ayaklarını kaldırıp indirerek hareket ettikleri görülür bu da 6-7. aya kadar devam eden bir reflekstir.
• Öğürme, yutkunma, başını kaldırma refleksi: Öğürme, yutkunma ve başını kaldırma gibi refleksler de yeni doğan bebeğin dış ortama adaptasyonunda önemli koruma görevi görürler.

Gelişimde temel ilke: Sevgi, şefkat, ilgi

Bebeklerin yenidoğan döneminde olduğu gibi her dönemde sevgi, ilgi ve şefkat istediklerini vurgulayan Dr. Banu Küçükkırım, en küçük ihtiyaçlarının dahi hemen temin edilmesi gerektiğini söylüyor. Anne-babaların günlük hayatın koşuşturmacası içinde bebeklerinden ilgi, sevgi ve şefkati esirgememesi aksine bolca göstermesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Küçükkırım “Onlara gülümsemek, onlarla konuşmak ve göz teması kurmak anne-baba ile bebek arasındaki bağı güçlendirecek ve güven hissini pekiştirecektir. Dış etkilere açık olduğu, en hassas dönem olan ilk 1 aylık yenidoğan döneminde anne ile bebek bitişik yaşar ki bundan daha doğal bir durum olamaz” diyor. Bebeğiniz büyüdükçe dış dünyaya ilgisi de artmaya ve sizden bağımsız hareket etmeye başlıyor.

YUKARI