(0216) 251 13 62

info@banukucukkirim.com.tr

Makaleler

Çocuklara yemek yedirmek eziyete dönüşmemeli!!



Anne babaların çocuk büyütürken en önem verdikleri konuların başında beslenme geliyor. Ancak çoğu zaman çocuğa yemek yedirmek deveye hendek atlatmaktan daha zor oluyor. Hal böyle olunca süreç hayli gergin geçiyor. Öncelikle toplumda yaygın olan "tombul çocuk sağlıklı çocuktur" inanışının yanlış olduğunu belirtmek gerekli. Ebeveynlerin yemek yedirme ile sevgiyi ifade etme arasında ilişki kurdukları bir davranış modelinden de vazgeçmeleri gerektiğini vurgulamak yerinde olacaktır. Beslenmeye direnç aslında 4 aylıktan itibaren başlıyor. Çünkü bebeğin çevreye olan ilgisi ve sosyalizasyonu artıyor. Bu dönemde anneler doktorlara en çok "Bebeğim 5 dakika emiyor acaba sütüm yetiyor mu?” sorusunu soruyor. Böyle bir durumda çocuğu sakin, dikkatini yoğunlaştırdığı ve uyaranın olmadığı ortamlarda emzirmek gerektiğini pek çok çocuk doktoru hastalarına dile getiriyor. Çocuklarda iştahsızlık ve yemeklere direnç ise özellikle 1 yaşından sonra iyice belirginleşiyor.

Yemeklere direnç 1 yaşında belirginleşiyor

Yemek yedirme konusunda ısrarcı davranmanın ve ailece bu konuya odaklanmanın çocukta aşırı tepkisel davranışların gelişmesine yol açmaktadır. Çocuklarda iştahsızlık ve yemeklere direnç özellikle 1 yaşından sonra belirginleşir. İştahsızlık ve beslenme bozuklukları bazen bir sağlık sorununa işaret ederken çoğu zaman ise anne-baba ya da bakıcının ısrarcı tutumundan kaynaklanıyor. Ailelerin ısrarcı tavrı çocuklarda iştahsızlığı artıran temel neden olabilir. İştahlı çocuk, sevdiği şeyleri yiyen, mutlu, yerinde duramayan, neşeli bir çocuktur. İştahsız çocuk ise zorla yemek yiyen, yemeği ağzında tutan ve sürekli oyalanarak ya da oynatılarak yemek yiyen çocuktur.

En sık görülen iştahsızlık nedeni, demir anemisi!

İştahsızlığın patolojik nedenleri arasında kronik hastalıklar, sessiz idrar yolu enfeksiyonları, sindirim sistemini etkileyen reflü, kusma ve ishalle seyreden hastalıklar, sık geçirilen üst solunum yolu enfeksiyonları bulunuyor. Demir eksikliği anemisi ise iştahsızlığın en önemli nedenlerinin başında geliyor. Demirden zengin gıdaların ( et, yumurta, üzüm pekmezi ve yeşil mercimek gibi) diyete eklenmesi ve dışarıdan demir ilaçları ile desteklenmesinin çocuğun 1 hata içinde iştahının artmasını sağlar. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının seyri sırasında ise çocuğunuza en çok sevdiği yiyeceği yedirin diye öğütlemek gerekli. Günlük rutinlerin dışına çıkabilirsiniz. Ancak bu dönemde çok ısrarcı olmanız hastalık sonrasında tepkisel davranışlar oluşmasına neden olabilir.




Damak tadına ve yemeğin sunumuna özen gösterin

Yemek yedirirken ısrarcı, baskıcı ve korkutucu tutum çocukları olumsuz etkiliyor. Sabırlı davranmak ve çatışmaya girmemek çok önemli. Ancak yemek süreleri 30 dakikayı aşmamalı. Her yemeğin tadına baktırılmalı ve sevmediği yemekleri bitirmeye zorlamamalı. Onların da bir damak tadı olduğunu unutmamalı ve bunu çok önemsemeli. Bu nedenle annelere çok büyük görev düşüyor. Çocuk bir sebze yemeğini beğenmezse o sebzeyi farklı seferlerde farklı şekillerde hazırlayarak, eğlenceli bir sunum yapmalı. Anne babanın da çocuklarına doğru model olmasının çok önemli olduğunu belirtmek gerekli. Örneğin babanın ıspanak yememe gibi bir özelliği varsa bu çocuk için yanlış model oluşturabiliyor. Yemek saatlerinde ailece masada olmak, çocuğu yemek için oyundan apar topar kaldırmamak da önemli. Zira oyun aktivitesi veya uğraşısı bitmeden oyunun başından apar topar yemeğe çağrılan bir çocuğun yemeğe tepki göstermesi çok normal.


YUKARI